4 Mart 2009 Çarşamba

Kolektif Birlik


I.
onca acıya düşmüş ellerin
onca soğuğa

kırlangıç duruşlu kaşların
zeytin yeşili ‘alev’i gözlerin
cam gibi duran beynin
benim sevgili karım

nazım hikmet imgeli şiirlerin hayranı
ayna kaşlı, güleç yüzlü karım

che guevara posterli barikatları andıran bekârsı evimin konuğu
bak yeşillenmektedir gökyüzü ve eskidir diyor
artık cephe gerisinde ki düşman bütün imgelere
fırtınalı gürlüyor bize, sana, bizim çocuklara –sıradakilere–

gözlerin derindedir biliyorum
hüzünlüdür – düşüncelidir soğuk bir gecede
alın terini arayan yalnızlığın çalıyor şimdi kapıları birer birer

hava – toprak – su – ateş düzeyli karım
angaryalar uzatırken ömrünü kuşların
angarya günleri bitti

büyük bir umutsuzluğu çizerken
kanadı yok artık umutsuzluğun

yüreği yok

öldürüldüklerini söylemezler
yıkılan binalardan söz etmezler
portatif ve uyumludur haber spikerleri

………aynı ritimlerle
……………...aynı ses tonlarıyla
……………………...aynı bakışlarla söylerler yalanlarını
………………………aynı puntolardan çıkar gazeteleri
………………………aynı puntolardan söverler

II.
bütün odalarımız hava kokulu
bütün duvarlarımız umutlu
perdelerimiz rüzgârlı

o gazete ilanları
o ışıklı reklâmları
pis kokulu parfümlü caddeleri
küf yığını inançlarıyla geliyorlar

bizim bütün odalarımız hava kokulu
bütün duvarlarımız umutlu
perdelerimiz rüzgârlı

saat dört suları
avizelerinden akıyor korkunç değerli paraları

başını kaldır
demir kapılar da yanar

incinmiş çiçeğini kaldır yerden
bütün çiçekleri saklar gibi sakla geceyi

III.
yüzünde kederleri bitmiş kentlerin
baharı taşıyor ellerin
denizköpüklü - dağ omuzlu ışıklı karım
ve ince bir bardaktan içer gibi suyunu
su yürekli yağmur karım

ellerini kaldır zafere
zaferi şavkıyor elleri bizimkilerin

Hiç yorum yok: